Anasayfa » Sıkça Sorular Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

TÜKETİCİ OLARAK DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ÖNEMLİ SORULAR

  1. Balkon camlama sistemlerinde kanatların yıllarca sorunsuz çalışabilmesi için nelere dikkat edilmelidir?
  2. Balkon camlama sistemlerinde güvenlik ile ilgili nelere dikkat edilmelidir?
  3. Balkon camlama sistemlerinde yalıtım ile ilgili nelere dikkat edilmelidir?
  4. Kilitleme sistemi ile ilgili nelere dikkat edilmelidir?
  5. Balkon kapatmanın hukuki açıdan durumu nedir?

 

Balkon camlama sistemlerinde kanatların yıllarca sorunsuz çalışabilmesi için nelere dikkat edilmelidir?

  • Çalışma sistemi mutlaka ÜSTTEN TAŞIMALI(Altta Rulmansız) olmalıdır. Kanat profilleri, üst kasa profiline  üstten asıldığında, taşıyıcı rulmanlar su, toz, çamur vs etkenlerden uzak kalacağından hareketi sağlayan sistem yıllarca sorunsuz çalışabilir. Altta yük taşımadan rüzgar yüküne karşı, kanadı kasanın içinde tutarak klavuz görevi gören parçalar olmalıdır. Alt kasa içinde taşıyıcı rulmanların kullanılması durumunda, belirli bir süre sonra dış faktörler(su, toz, çamur vs) şıkışma/yürümeme sorunları meydana getirir.
  • Üstte mutlaka taşıyıcı profil dışında DENGELEME/AYAR profili kullanılmalıdır. Bu üst duvarda oluşacak terazi sorunlarını ve ileride camlama yapılan yerde, sistemden kaynaklanmayan sarkma/boşluk/şıkışmalara karşı ufak bir somun ayarı ile sistemin yüksekliğinde +-8 mm hata tolere edebilme imkanı verir. Kullanılan bu profil,  temperli camların kesilememesi sebebiyle,   bir çok yerde sistemi yeniden sökme/sipariş etme durumundan kurtarmaktadır.

Balkon camlama sistemlerinde güvenlik ile ilgili nelere dikkat edilmelidir?

Balkon camlama sistemlerinde cam kanatlar, standart doğrama sistemlerinden farklı olarak, sol ve sağ kenarlarında profil olmadan (şeffaf görüntü) tümüyle toplanabilme özelliğine sahiptir.  Her gün onlarca kez açılıp kapanabileceği düşünüldüğünde, aşağıdaki şartların yerine getirilmesi, hem sistemin yapılacağı yer, hem de çevredeki insanların güvenliği için son derece önemlidir.

  • Camlar üst ve alttaki kanat profillerine silikon yerine, mutlaka özel cam-alüminyum yapıştırıcısıyla yapıştırılmalıdır. (SIKAflex 252) Silikonla yapıştırılan camlar zamanla kendini bırakarak düşme ve yaralanma tehlikesi yaratabilir.
  • Cam kanatlarda yapıştırılmaya ilaveten, her birinde 2 adet setiskur vidası olan alüminyum takozlardan üst ve alt kenarlarda  camın ebadına göre en az 3’er veya 4’er adet kullanılmalıdır.  Bu sayede camlara, kanat profili içinde setiskur vidaları ile 12-16 adet noktadan sıkıştırma yapılarak, camın yapıştırıcı dışında da düşmesi engellenmiş olur.
  • Rulmanlar, dışlarındaki plastiklerin enjeksiyon işlemi esnasında, kaplanarak üretilmelidir. Bu plastiklerin düşme ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. Rulmanlara sonradan geçme yolu ile takılan plastiklerde, kısa süre sonra takıldığı gibi düşebilme ihtimali olmaktadır.
  • Rulmanlı kanat mekanizmaları kanat profillerine mutlaka metal bağlantı parçaları ile bağlanmalıdır. Plastik takozlarla sağlanan bağlantılarda, kısa süre içinde metal plastik uyuşmazlığı meydana geleceğinden, kanatların kendini bırakarak düşmesi ihtimali oluşacaktır.
  • Cam kanatları taşımak ve kasa içinde gerekli hareketi sağlamak için, dikey eksende yük taşımaya uygun özel tasarlanmış rulmanlar kullanılmalıdır. Dikey eksende bütün yüzeyleriyle kasaya basabilmek  ve aynı zamanda kolay hareket edebilmek için bu rulmanların konik şeklinde olmaları gerekmektedir. Sanayide kullanılan ve yük taşıma amacından ziyade, yüksek devirde çalışarak hareketi aktarmaya yarayan rulmanlar, amaçları dışında kullanıldıklarında, kısa sürede bozularak sorun çıkarmaktadırlar.  

Balkon camlama sistemlerinde yalıtım ile ilgili nelere dikkat edilmelidir?

  • Kasa ve kanat profillerinin arasındaki çalışma boşluğu maksimum 3-5 mm arasında olmalıdır. Daha büyük boşluklar su ve rüzgara karşı gerekli yalıtımı sağlayamazlar.
  • Çalışma boşluğunu kapatmak için kasaların içe ve dışa bakan her iki yüzünde de 4-5 mm yüksekliğinde naylon bölmeli koruyucu fırça kullanılmalıdır. Naylon bölmeler fırçaların zamanla basılmaya karşı ezilmelerini engellediği gibi ilave yalıtım da sağlar.
  • Yan duvar birleşimlerinde dikey olarak, mutlaka EPDM veya kauçuk contalı yalıtım profili kullanılmalıdır. Cam kanatlar tümüyle kapandığında, kenarlardaki yalıtım profilinin üzerindeki contaya baskı uygulayarak yalıtım sağlanmalıdır.  Duvar kenarlarında basit L köşebent profilleri veya şeffaf cam contaları ile yapılacak kapatmalar kesinlikle gerekli yalıtımı sağlayamazlar.
  • EPDM contalı yalıtım profilleri aynı zamanda camların genişlik ebatlarında oluşacak  ebat farklılıklarını her bir kenar için asgari ±15 mm tolore edilebilmelidir. Kanatlar kenarlarda stoper ayarları ile ayarlanabilmelidir. Bu kullanıcıya gerektiğinde yalıtım için camlar arasında tek veya çift şeffaf conta takılabilme olanağı sağlar.

 Kilitleme sistemi ile ilgili nelere dikkat edilmelidir?

  • Menteşeli kanatlarda gizli kilitleme sistemi kullanılmalıdır. Kilitleme parçaları alt ve üst kasa-kanat profilinin içine gizlenerek dışarıdan görünmemelidir.
  • Kanatlar, kopmayan ince çelik halatlarla ortadan tek bir seferde açılabilmeli, itildiğinde yaylı mekanizmalarla kendiliğinden kilitlenebilmelidir. Yukarıdan ve aşağıdan ayrı ayrı hareketle açılan ve yaylı mekanizmaya sahip olmayan kilitlemeler, kullanım sıkıntısı yaratacaktır.
  • Şeffaf contası çıkarılmış menteşeli kanat, açılma yönünün tersine(dışarı doğru) kuvvet uygulandığında dışarı doğru hareket etmemelidir. Aksi durumda kanat dışarıdan bir müdahale ile rahatlıkla açılabilir veya ters rüzgarda  dışarı yöne doğru hareket edebilir.

 Balkon kapatmanın hukuki açıdan durumu nedir?

Dairesi

Karar Yılı

Karar No

Esas Yılı

Esas No

Karar Tarihi

ALTINCI DAİRE

2005

977

2003

4166

18/02/2005

KARAR METNİ

GÖMME BALKONUN KAPATILMASI SURETİYLE TABAN ALANI DIŞINDA YENİ VE FAZLADAN BİR ALAN KAZANILMADIĞI, ÇEKME MESAFESİNİN İHLAL EDİLMESİNİN SÖZ KONUSU OLMADIĞI, TADİLATIN TAŞIYICI UNSURLARI ETKİLEMEDİĞİ, CEPHE GÖRÜNÜMÜNDE MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİĞİN İSE RUHSAT GEREKTİRMEDİĞİ ANLAŞILDIĞINDAN, ANILAN TADİLATIN YIKTIRILMASINA VE PARA CEZASI VERİLMESİNE İLİŞKİN İŞLEMDE HUKUKA UYARLIK BULUNMADIĞI HK.<
Temyiz İsteminde Bulunan: ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf : Karşıyaka Belediye Başkanlığı - İZMİR
Vekili : Av....
İstemin Özeti : İzmir 4. İdare Mahkemesinin 31.1.2003 günlü, E:2002/675, K:2003/110 sayılı kararının redde ilişkin kısmının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi Özlem Şimşek'in Düşüncesi: Gömme balkonun kapatılmasıyla taban alanının artmaması , taşıyıcı unsurların ve çekme mesafelerinin etkilenmemesi nedenleriyle söz konusu tadilatın ruhsata tabi olmadığı sonucuna ulaşıldığından, yıktırılması ve para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının temyiz edilen bölümünün bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Tülin Özgenç'in Düşüncesi: Davacının İzmir, Karşıyaka İlçesi, mavişehir Mahallesi ... Konutlarında bulunan dairesinde ruhsat eki projesine aykırı olarak açık balkonun kapalı hale getirilmesi yolundaki tadilatın yıktırılmasına ve para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz dosyasının incelenmesinden gömme balkon niteliğinde olan balkonun aliminyum çerçeve ve cam ile kapatılması sonucu kapalı alan oluşturularak kullanım alanında bir artışın söz konusu olmaması, yapılan imalatın taşıyıcı unsurları etkilememesi ve komşu mesafelerininde ihlal edilmemesi karşısında ruhsat gerektirmeyen tadilatlar nedeniyle yıkım işlemi tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, İzmir, Karşıyaka, Mavişehir Mahallesi, ... 2 Bloktaki davacıya ait bağımsız bölümdeki balkonun kapalı hale getirilmesinin ruhsat ve projeye aykırı olduğundan bahisle anılan tadilatın 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca yıktırılmasına, aynı Kanunun 42.maddesi uyarınca para cezası verilmesine, takdir olunan para cezasının 1/5' i oranındaki tutarının davacıdan ayrıca tahsil edilmesine ilişkin belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait bağımsız bölümde yer alan, projenin hazırlanması ve inşaat ruhsatının düzenlenmesi sırasında yapı inşaat alanı hesabına dahil edilmemiş bulunan açık alan niteliğindeki balkonun sabit doğrama yapılmak ve cam takılmak suretiyle kapalı alana dönüştürülmesinin ruhsat alınmadan yapılabilecek nitelik taşımadığı, tadilat sonucu kapatılan balkonun gömme veya çıkma olmasının, oluşan kapalı alanın salona dahil edilip edilmemesinin uyuşmazlığın çözümünde bir etkisinin olmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin söz konusu tadilatın yıktırılmasına ve bu tadilat nedeniyle para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu kısmının reddine, dava konusu işlemin tadilat nedeniyle yapı maliki olarak para cezası verilen davacının aynı zamanda yapının fenni mesulü olarak nitelendirilmesi suretiyle para cezasının 1/5'i oranında arttırılarak verilmesine ilişkin kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin bu kısmının iptaline karar verilmiş, bu kararın davanın reddine ilişkin kısmı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 21.maddesinin 3.fıkrasında, derz, iç ve dış sıva, boya badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik, sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratların ruhsata tabi olmayacağı hükme bağlanmıştır.
İzmir Büyükşehir İmar Yönetmeliğinin olay tarihinde yürürlükte bulunan 3.40. maddesinde; "Kitlelerde ebat küçültme tadilatları, gabarisi değişmemek kaydıyla yapılan kot tadilatları, çatıya çıkış merdiveni (oturtma çatı) yapılması, binaya giriş merdiven sahanlığı, ışıklık, asansör cephelerindeki kapı pencere ve balkon küçültmeleri, kömürlük, kapıcı ve kalorifer dairesi, bahçe duvarı gibi binanın müşterek mahallerinde yapılacak olan tadilatlar ruhsatnameye tabi olmadan kat maliklerinin muvafakatına bağlı olarak proje üzerinden onaylanır. Ayrıca ruhsatname tanzim edilmez. Bağımsız bölümlerdeki dahili tadilatlar (hacim ve alan birimi olarak) herhangi bir artış olmamak kaydıyla ruhsata tabi olmayıp bağımsız bölüm malikinin tapusu ile birlikte dilekçeyle müracatı halinde proje üzerinden onaylanır" kuralı yer almıştır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19.maddesinin 2.fıkrasında, kat maliklerinden birinin bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde, inşaat onarım ve tesisleri, değişik renkte dış badana ve boya yaptıramayacağı, kendi bağımsız bölümünde ise ana yapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamayacağı, hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, davacının maliki olduğu bağımsız bölümde ruhsat eki projesinde açık olan balkonu kapalı hale getirdiğinin belirlenmesi üzerine dava konusu yıkım ve para cezasına ilişkin işlem tesis edilmiştir.
İdare mahkemesi kararına dayanak alınan bilirkişi raporunda, dava konusu balkonun tünel kalıp yapım tekniğine bağlı olarak taban alanı sınırlarını belirleyen, zemin ile irtibatlı, betonarme perde düşey elemanların arasında ve taban alanı içinde imal edildiği için çıkma niteliğinde olmadığı, gömme niteliğinde olduğu, açık bir kullanım mekanı olan bu balkonun ön cephesinin sabit alüminyum çerçeve ve cam ile kapatılmak suretiyle açık kullanım alanının kapalı kullanım alanına dönüştürüldüğü belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, gömme balkonun kapatılması suretiyle taban alanı dışında yeni ve fazladan bir alan kazanılmadığı, çekme mesafesinin ihlal edilmesinin söz konusu olmadığı, tadilatın taşıyıcı unsurları etkilemediği, cephe görünümde meydana gelen değişikliğin ise yukarıda anılan Yasa ve Yönetmelik hükümleri uyarınca ruhsat gerektirmediği anlaşıldığından, anılan tadilatın yıktırılmasına ve para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Mahkeme kararında bu nedenle isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle İzmir 4. İdare Mahkemesinin 31.1.2003 günlü, E:2002/675, K:2003/110 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına, 16.090.000.- lira karar harcı ile fazladan yatırılan 11.970.000.-lira harcın temyiz isteminde bulunana iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 18.2.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
(DAN-DER; SAYI:109)

YÖ/ŞGK